Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
yeniden yeniye
Anlamı:

1. zarf , zarf , mecaz , mecaz , zarf , zarf , mecaz , mecaz , Çok yakın bir süreden beri, çok yakın geçmişte

Örnek:

1. Bu gibi kitaplar bizde yeniden yeniye çıkmaya başladı.

1. Bu gibi kitaplar bizde yeniden yeniye çıkmaya başladı.


yenidoğan
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , 0-28 günlük bebek


Telaffuz : yeni'doğan

yenidünya
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Gülgillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, büyük, pürüzsüz ve sert yapraklı bir ağaç (Eriobotrya Japonica)

2. bitki bilimi , bitki bilimi , bitki bilimi , bitki bilimi , Bu ağacın erik büyüklüğünde, iri çekirdekli, sarı renkli, sulu ve mayhoş meyvesi, Malta eriği

3. Renkli veya sırlı sırçadan yapılan, süs olarak asılan top

4. Orta oyununda ev dekoru olarak kullanılan kafes biçiminde paravan


Telaffuz : yeni'dünya

Yenifakılı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yozgat iline bağlı ilçelerden biri


Özel: Evet

Telaffuz : yeni'fakılı

yenik

İlgili Kelimeler:

bityeniği, bit yeniği, güve yeniği, kurtyeniği, kurt yeniği

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Yenmiş, aşınmış

Örnek:

1. Önümüzde sakat ve her tarafı yenik masacıklar duruyor.

1. Önümüzde sakat ve her tarafı yenik masacıklar duruyor.

2. isim , isim , isim , isim , Bir hayvanın veya böceğin bir şeyi yiyerek o şeyde bıraktığı iz

Örnek:

1. Boynunda pire yenikleri vardı.

1. Boynunda pire yenikleri vardı.


yenik
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Savaş veya yarışmada yenilmiş, mağlup


yenik düşmek
Anlamı:

1. yenilmek, mağlup olmak

Örnek:

1. Bütün savaşlardan alnının akıyla çıkmış bir denizci. Hiç yenik düşmemiş.

1. Bütün savaşlardan alnının akıyla çıkmış bir denizci. Hiç yenik düşmemiş.


yenik saymak
Anlamı:

1. yenilmiş olarak kabul etmek


yenileme

İlgili Kelimeler:

motor yenileme

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yenilemek işi

Örnek:

1. Biraz sonra kadın, kucağında tabaklar, şişeler, bardak ve kadehlerle geldi, sofrayı yenilemeye başladı.

1. Biraz sonra kadın, kucağında tabaklar, şişeler, bardak ve kadehlerle geldi, sofrayı yenilemeye başladı.

2. mimarlık , mimarlık , mimarlık , mimarlık , Eski bir yapıda yıkılmış, bozulmuş olan bölümleri aslına uygun bir biçimde onarma, restorasyon


yenilemek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Bir kimse veya bir şeyin yerine yenisini koymak

Örnek:

1. Fatih Sultan Mehmet onu onarttığı gibi III. Murat da 1582 yılında yenilemiştir.

1. Fatih Sultan Mehmet onu onarttığı gibi III. Murat da 1582 yılında yenilemiştir.

2. Hastalık, tekrarlamak


yenilenebilir

İlgili Kelimeler:

yenilenebilir enerji

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Yenilenme ihtimali veya imkânı olan


yenilenebilir enerji
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Güneş, rüzgâr vb. kaynaklardan elde edilen enerji


yenilenebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yenilenebilmek durumu


yenilenebilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Yenilenme ihtimali veya imkânı bulunmak


yenileniş
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yenilenme işi


yenilenme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yenilenmek durumu

Örnek:

1. Sözünü ettiğim gerçek bir yenilenme.

1. Sözünü ettiğim gerçek bir yenilenme.


yenilenmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bir şeyin yerine yenisi konulmak

2. Bir iş bir kez daha yapılmak, tekrarlanmak

3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Canlanmak

Örnek:

1. Açlık gidecek, cehalet gidecek, benizler kanlanacak, tabiat yenilenecek, emir altına alınacaktı.

1. Açlık gidecek, cehalet gidecek, benizler kanlanacak, tabiat yenilenecek, emir altına alınacaktı.


yenilerde
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Yakın geçmişte


yenileşim
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Değişen koşullara uyabilmek için toplumsal, kültürel ve yönetimsel ortamlarda yeni yöntemlerin kullanılmaya başlanması, yenilik, inovasyon


yenileşimci
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Değişen koşullara uyabilmek için toplumsal, kültürel ve yönetimsel ortamlarda yeni yöntemleri kullanmaya başlayan kimse, inovatif


yenileşimcilik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yenileşimci olma durumu


yenileşme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yenileşmek işi

Örnek:

1. Türk dili yenileşme ve sadeleşme çığırında dahi Cenap'tan pek çok yardım görecekti.

1. Türk dili yenileşme ve sadeleşme çığırında dahi Cenap'tan pek çok yardım görecekti.


yenileşmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Yeni bir durum almak, yenilik kazanmak, yeniliğe uymak

Örnek:

1. Her şey bize o kadar âdetimizin dışında gelirdi ki hayatımız yenileşmiş ve biz gençleşmiş oluruz.

1. Her şey bize o kadar âdetimizin dışında gelirdi ki hayatımız yenileşmiş ve biz gençleşmiş oluruz.


yenileştirme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yenileştirmek işi


yenileştirmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Yenileşmesini sağlamak